2
emlak

UZAKLAR – “DENİZİN BÜTÜN SUYU, DÜŞÜNSEL BİR KAN LEKESİNİ TEMİZLEMEYE YETMEZ”

Ana Sayfa » Köşe Yazıları » UZAKLAR – “DENİZİN BÜTÜN SUYU, DÜŞÜNSEL BİR KAN LEKESİNİ TEMİZLEMEYE YETMEZ”
Paylaş
Tarih : 27 Mayıs 2019 - 20:11

UZAKLAR – “DENİZİN BÜTÜN SUYU, DÜŞÜNSEL BİR KAN LEKESİNİ TEMİZLEMEYE YETMEZ”

SÜLEYMAN TAKUNYACIOĞLU

Bölük pörçük uykularımdan birinden her zamanki gibi yorgun bir şekilde uyandım. Bir iki yudum poaça yiyip çayımı söyledim. Küfürle birlikte ilk sigaramı yaktım. Kahve tenhaydı. Sadece yan masada iki kişi hararetli bir tartışma içindeydi. Kirli sakallı diğerlerinden biraz daha genç gösteren adam sinirli bir şekilde:
– Ulan ölüp gideceksin hala doğru dürüst bir lokantada kendine iki duble rakıyla bir balık söyleyemedin. Mezara mı götürecen lan o kadar parayı? Diğeri yanıt verdi:
– Niye çocuklarım var. Ben yemiyorsam onlar yer.
Kirli sakallı adam daha da sinirlendi:
– Ne oğlu lan? Sen varsan oğlun var. Sen yoksan hiçbir şey yok. Babamı annemi ben mi seçtim, çocuklarımı ben mi seçtim? Yalnız doğduk yalnız öleceğiz. Ne masalı anlatıyorsun sen?
Belli ki iki samimi arkadaştı. İstemeden dinlemek zorunda kaldım. Adam sabah sabah hayata dair önemli şeyler söylüyordu. Dedim ya yorgundum ve anlamsızlık içinde boğuluyordum. Yine de düşünmeden edemedim. Adam filizofların yüzyıllardır kafa yordukları konuda. Hem sert hem de acımasız bir şekilde doğruları söylüyordu. “Yalnız doğduk, yalnız öleceğiz.” Sözler hem varoluşluk (eksiztansiyalizm) hemde nihilizmi (hiçcilik) çağırıştırıyordu. Akşam Sartre’nin bulantısını okumaya çalışıp 15-20 sayfa sonra sıkılıp bırakmıştım. Sartre’ı seviyor ama okuyamıyordum. Ağır, ağdalı, sıkıcı, muhlak bir dili vardı ve insanı gereğinden fazla yoruyordu. Benim de daha fazla yorulacak halim yoktu. Kahveden uzaklaştım bu kez SARTRE kafama takılmıştı. Varoluşçuluğu dünyaya yayan bu adam 20.yüzyılın büyük düşünürlerinden biriydi. Hayatı da düşünceleri gibi aykırıydı. Nobel edebiyat ödülünü reddetmiş, yine yaşamı boyunca hiçbir ödülü kabul etmemişti. Yazarken damardan uyarıcı aldığı söyleniyordu. Sıkı bir marksistti ve marksizmi varoluşculuğa “tersi de olabilir” eklemlemeye uğraşıyordu. Sürekli ALBERT CAMUS ile kıyaslanıyordu. Ancak SARTRE’ın popülerliliği ve CAMUS’ün erken ölümü onu Paris’in idolü yapmıştı. Oysa ALBERT CAMUS (Tabi bana göre) çok daha etkileyici bir -yazar-düşünürdü. Daha basit ve anlaşılır bir dille yazarken, yaşamın anlamsızlığına ve saçmalağına dibine kadar inmesini beceriyordu. Bir solukta bitirebileceğiniz –YABANCI- da her şeyi özetlemişti.

*****
SARTRE doğduğunda Niçe öleli 5 yıl olmuştu. Niçe için nihelizmin kurucusu deniyordu. SARTRE ise varoluşculuğun simgesi. Nihilizm ve Varoluşculuk arasındaki fark neydi?
SARTRE’nin Niçe’den etkilenmemesi mümkün müydü?
Nçe’nin nihilist Sartre’nin varoluşcu olduğu mutlak doğrumuydu?
Her iki düşünce akımına insanlığın bu kadar rağbet etmesinin sırrı neydi?

*****
İnsanı mevcut durumundan çok daha yükseğe taşımaya çalışmış, vasatlığı ve sıradanlığı reddedip -İnsan değer ürettiği oranda üstün insandır- diyerek insanı sürekli yüceltme çabası veren ve hayatını bu uğurda tüketen biri nihilist olabilir miydi?
-Varoluşculuk marksizmin kıyılarında dolaşan bir asalaktır.- diyen Sartre gerçekten varoluşçu muydu?

*****
Nihilizm ve varoluşçuluk kardeştir. Birbirinden ayıramazsınız. Biri diğerini etkilemiş, diğeri öbürünü popüler kılmıştır. – UMUT ETMEK İNSAN İÇİN EN BÜYÜK FELAKETTİR.- diyen Niçe mi haklıdır;
Yoksa –UMUTSUZLUK İNSAN İÇİN İNTİHARDIR” diyen Sartre mi…..
Benim gücüm bütün bu sorulara açıklık getirmeye yetmez. İnsanlığın düşünce tarihinde bir yağmur damlasından öte bir şey değiliz çünkü. Hele böylesine büyülü bir sonsuzluk karşısında. Yine de bir ukalalık yapacak ve Maldoror’un şarkılarından bir cümle ile yanıt vereceğim:
“DENİZİN BÜTÜN SUYU DÜŞÜNSEL BİR KAN LEKESİNİ TEMEZLEMEYE YETMEZ”

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Gıdıklama – Pepo Zarko
Gıdıklama – Pepo Zarko

Gıdıklama – Pepo Zarko İstanbul Adaları-4 Sevgili dostlar, Geçen yazıyı; aslı astarı olmayan dedikodular yüzünden, ailelerin boşanmaya

Istakozun Günlüğü – ŞİİR HIRSIZI (*)
Istakozun Günlüğü – ŞİİR HIRSIZI (*)

Istakozun Günlüğü – ŞİİR HIRSIZI (*) Recai ÇEVİK Sabahın buğusu, suyun köpüğü, ışığı yaprakların Azalan ağzınla öğrendim

OKUYUCU MEKTUBU – Arzu Hacer B.
OKUYUCU MEKTUBU – Arzu Hacer B.

OKUYUCU MEKTUBU – Arzu Hacer B. Erdek’ten ve Hayattan Kısa Kısa Yazmak, yazmak, yazmak belki de en iyi çözüm yoluydu bu. Bir şeyler yazmak,

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
reklam

KÖŞE YAZARLARI