2
emlak

GIDIKLAMA – Pepo Zarko

Ana Sayfa » Köşe Yazıları » GIDIKLAMA – Pepo Zarko
Paylaş
Tarih : 13 Temmuz 2020 - 14:55

GIDIKLAMA – Pepo Zarko

MERHABA

Merhaba, merhaba, merhaba…
Herkese merhaba.
Ekmeğini taştan çıkaranlara merhaba. Aydınlıklar için elini taşın altına koyanlara merhaba. Dikenlere ve çakıllara aldırmadan adalet ve doğruluk için her şeyi göze alan yüreği kocaman yiğitlere merhaba. Her bir yanı cennet olan bu topraklarda, bir yudum mutluluğu, huzuru ve özgürce nefes almamızı sağlayan herkese merhaba. Dağlarda, en izbe köşe bucakta ve her yerde nöbet tutan, gerektiğinde bu uğurda ölen tüm gencecik fidanlara da merhaba. Hastane köşelerinde her tarafı borularla, ister bu illet hastalık olsun, isterse bir başka musibet; yaşam mücadelesi veren, yaşlı, genç, çocuk, yaşı geçmiş, kadın, erkek, hatta tercihini özgürce ve istediği gibi kullanan, esmer, kumral, sarışın, kapkara tenli; kısaca, şifa bekleyen herkese hatta herkeslere merhaba.
Merhaba insanım diyen, insan erdemine haiz olanlara…
Merhaba taşa, toprağa, denize, uçan kuşa, hatta küçücük sineğe…
Merhaba teknesindeki, vapurundaki kaptanlara…
Merhaba kayığıyla nasibini bekleyen balıkçılara…
Hey sen! Sana da merhaba kayıkçı kardeş…
Seni unuttum sanma bisikletçi, tamirci, ekmeğini bileğinin gücüyle bu yaz gününde çıkarmaya çalışan tüm emekçilere!! Sizlere de merhaba…
Merhaba tüm evrene…
Merhaba her şeye rağmen illaki yaşamak için mücadele edenlere…
Merhaba tüm dostlar, merhaba…
Merhaba yazıların efendisi Fikret Çağın usta…
Merhaba şiirleriyle Recai Çevik abi…
Merhaba hikayeleriyle ve anlatışıyla insanların kalbini fetheden Derya Balcı…
Merhaba her zaman zarif, her zaman naif, şirinliği satırlarına sinmiş kanatsız meleğimiz Arzu Balkan…
Merhaba fotoğraflarıyla sanat eserleri yaratan İbrahim Şahin, mazinin güzelliklerini hatırlatan Sezer Koman ve şu an ismini hatırlayamadığım dünya tatlısı bir başka fotoğrafçı abimiz…
Merhaba Metin abi…
Merhaba Nurettin usta…
Merhaba aylarca kapalı kalan çay bahçeleri…
Merhaba sanat kafe ve Sevda-Cenk Çitören ailesi…
Merhaba sayın belediyebaşkanım, başkan vekilimiz…
Merhaba Feruhser abla, Hale abla, şiirlerinin mısralarıyla dans eden Ersin abi, organik tarım öncülerimiz; Mehmet abi, Alaeddin abi, dr. Kadir abi, unuttuğum, isimlerini şu an anımsayamadığım ve lütfen bana gönül koymamalarını rica ettiğim saymakla bitmeyen tüm dostlarım…
Tekrar tekrar merhaba…
Merhaba ERDEKKKKK….
Ben buradayım!!!!!
Merhaba…
İster asrın deyin, ister çağımızın deyin, hiç fark etmez, şu Covid belası (yoksa Korona mı demeliyim) çıktı çıkalı, dediler ya; ‘’evde hayat var’’veya ‘’evde kal Türkiye’’; aha işte o zamandan beri bende bir bıkkınlık, bir moralsizlik… deme gitsin. (zaten demiyorsunuz)
Yaşımız 65’e çeyrek var. Yani 64 yaşının tüm özgürlüğü. Ama bende bir düşünce: Ya Sonra! Eğer yaşamak nasip olursa olmayacak mıyız 65? Aldı mı bir düşünce? Ne yapacağız, ne edeceğiz, evde hep hapis mi kalacağız. Düşün babam düşün!
Umutla özgürlüğü beklerken güzelim Erdek’te ve yurdumuzda neler yaşandı neler…
11 mart bu işin miladı. Nasıl mı?
Şöyle.
11 marttan önce her şey güzel. Lay lay lom.
Siyasiler yine birbirlerine sataşıyor, mecliste devamlı gürültü patırtı, yok sen böyle dedin, yok ben bunu dedim, yok biz böyle yaptık, yok biz daha iyi yaptık… bas baya özgürüz yani. Aynen. Lay lay lom.
O kadar ki kadın cinayetleri ha bire artıyor. Kaybolan sübyan çocuklar. Dere yatağında tecavüzlere uğramış minnacık bedenler. Özgürlük tam gaz ileri! Lay lay lom’a devammm…
Bu arada işsizlik. İş-Kur önünde her yaştan vatandaş kuyrukta. Parasızlık, yoksulluk. Aldı başını gidiyor, nereye gittiğini söylemeden. (terbiyesiz şu parasızlıkla yoksulluk)
Anlayacağınız dostlar; ömrü hayatımızda bu kadar özgür olduğumuzu hiç hatırlamıyorum. Hele ocak sonunda emekli maaşlarımıza gelen zamla var ya; İstanbul’da olsam, gecelerde ezerdim yahu. O kadar müthiş bir zam. Eşime dedim ki; ‘bizlere yapılan bu zamla var ya; yakında kesin milli bayram ilan edilir…’ Anlayamadığım bir şekilde kahkahalarla güldü. Bende umutluydum milli bayram olur diye ama her nedense hiçbir milletvekili böyle bir kanun teklifi veya önergede bulunmadı.
Ama arkadaşlar var yaaa; üfff! Alayına özgürüz…
Daha çok şey varda Nurettin Abi fazla uzun yazma dediği için kısa kesiyorum. Yok eğer daha uzununu dinlemek isterseniz 0875 111222333444 numaralı telefondan beni arayabilirsiniz. Bu telefon numarası Pepo’yu Kalkındırma Vakfı adına kurulmuş bir numara olup, hattımız çok iyi numaralar çevirmekle birlikte, hiçbir kâr gözetmeksizin sadece paraları lupluyor, şey pardon, paraları Pepo’nun kalkınması için kullanıyor. Efendim? Numara uzun muymuş? Bu kadar numara olmaz mıymış? Sen bir dene. Olmadı mı? Ya sen bir çevir! Çevir benim sevgili dostum, çevir. Sen bu numarayı çevirdikçe numaranın alası oynanıyor da, sen ayakta uyuyup otel parası vermediğinden, göremiyorsun be kuzum…
Kısaca herkesin lay lay lom günleri biraz böyle biraz şöyle, bir şekilde geçti. Ancak!!! Fark edilmeyen çok küçük bir nüans vardı.
Gerek televizyon haberlerinin sonlarına doğru, gerek gazetelerin köşe bucak attıkları küçük yazılarda şu haber fazla umursanmadı.
‘’Çin’in Wuhan kentinde insanları tehdit eden bir virüse rastlandı…’’ veya bunun mealinde. (tam hatırlamıyorum)
Önce gazetelerin arka sayfalarında yazılan bu haber, daha sonra daha ön sayfalara daha uzun yazılmaya başlandı. Sonunda Wuhan kenti neredeyse süresiz karantinaya alındı. Yaşamak için insanın canavarlaştığı o günlerde kentin kapalı pencerelerinden çıkan o çekik gözlü insanların feryatları; insanım diyen herkesin ciğerini parçaladı. Ama orası Çin. Hemen hastaneler kurulmaya başlandı. Hem de çok kısa zamanda. Çin işi baya ciddiye aldı ama bu Covid midir her ne haltsa durmuyor ki.
Yayılıyor!!!! Hem de her yere! Pasaportsuz vizesiz! Zayıf bünyeli kim varsa! Kalleşçe saldırıyor!! Derken yakın komşularımıza kadar geliyor.
Artık Sağlık Bakanı televizyonlarda. Önce giriş çıkışlar. Kontrol altına dedi hatırladığım kadarıyla. Sonrada korunmak için maskenin önemine sosyal mesafeye. Bundan da önemli;
‘’Ellerinizi sık, sık, 20 saniye boyunca yıkayın. Bilhassa parmak uçlarını, araları ve tırnaklarınızı. Dezenfektan veya kolonya. Kullanın. (Hatırlayabildiğim bunlardı galiba o zamanlar için.)
Düşünebiliyor musunuz? Her şey aynen, bırakıldığı yerden devam ediyor, fakat tehlikenin de gelmek üzere olduğu söyleniyor ve ben; 10 mart günü bir görüşme için İstanbul’a gidiyorum. Günübirlik. Ama yaşımdan ve yaşanmışlığımın verdiği tecrübeden olsa gerek, kolonyanın karaborsaya düşmediği o günlerde kolonyamı aldım.
Maske yok. Yok çünkü; Sağlık Bakanı dedi ya; ‘’maske’’!
Allahhh!
Fırsatçılar bilmem kaç kuruşa sattıkları ve kimsenin yüzüne bakmadıkları o maskeleri 5 liradan! Durun birde yazıyla yazayım; BEŞ liradan! Evet arkadaşlar insan sağlığı için gereken maskeler 5 liradan satılmaya başlandı. Yani 5 liraya kıyan veya internetten veya bir başka şekilde maske alabilenler kısaca parası olanlar bir yana; parası olmayan, cebindeki 5 lirayla anca ekmek almayı düşünen garibim insanım bu yana.
Kapitalizm korona’da da yüzünü gösteriyordu
Şimdilik yazı bu kadar. Aslında var ya! Yazacak çok mevzu var, çokkk; ama yavaş, yavaş. Her ne kadar bu Afrika sıcaklıklarında bir nebzecik olsun serinleyebildinizse; inanın benden mutlusu olamaz…
Not: bu aralar bir roman çalışmam var. Korona’nın bir hediyesi. Zaten aklımdaydı, gerçekleştireyim dedim. Daha bitmedi. Kafam aslında orada. Şu roman takıntılarımın arasında gazete yazısına başladım ya; yavaştan yavaşa fazla gaza basmadan yine devam eder. Yeter ki siz benden bıkmayın…
Esen kalın sevgili dostlarım, her şey gönlünüzce olsun… Pepo-Erdek-03.07.2020

Etiketler : , , ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Zeytinde Bu Hafta – DOĞRU İLAÇ KARIŞIMLARI NASIL YAPILIR…
Zeytinde Bu Hafta – DOĞRU İLAÇ KARIŞIMLARI NASIL YAPILIR…

Zeytinde Bu Hafta – DOĞRU İLAÇ KARIŞIMLARI NASIL YAPILIR… Tahir Özgür TANER Ziraat Mühendisi Zeytin sineği mücadelesinde kullanılan ilaçlardan

Gönül Dostları – EKMEK
Gönül Dostları – EKMEK

Gönül Dostları – EKMEK Fikret ÇAĞIN Değerli okurlar, geçtiğimiz hafta bir yazar kardeşimizin “GERÇEKTEN SU İÇTİĞİNİZİ Mİ SANIYOSUNUZ”

Yaşamın İçinden – KİTAP ÖNERİSİ
Yaşamın İçinden – KİTAP ÖNERİSİ

Yaşamın İçinden – Derya BALCI KİTAP ÖNERİSİ ŞAİRİN UZUN SAÇLI DİZELERİ: REPESA “hep bir şiir sanmıştım seni Oysa gecenin koynuna

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
reklam

KÖŞE YAZARLARI