2
emlak

Gıdıklama – Pepo Zarko

Ana Sayfa » Köşe Yazıları » Gıdıklama – Pepo Zarko
Paylaş
Tarih : 27 Ocak 2020 - 19:17

Gıdıklama – Pepo Zarko

Korkusuzlar-3

Sevgili Dostlar,
Bugün sizlere 23. Aralık. 1930, Salı günü tarihimize kara bir leke gibi geçen Menemen Olayını yazmaya çalışacağım.
Günümüzde askerlik en son kaç ay yapılıyor, tam olarak bilmiyorum. En son oğlumun, (yüksek okul mezunu olduğundan) altı ay askerliğini ‘’er’’ olarak bitirdiğini, asteğmenliğinse bildiğim kadarıyla –ki iddia etmiyorum çünkü geçmiş zaman- isteğe bağlı olduğunu biliyorum. Benim zamanımda yüksekokul bitiren herkes asteğmen olurdu. Dahası; benden çok önceki dönemlerde lise mezunları dahi, askerliklerini asteğmen olarak yaparlardı.
Ben askerliğimi, 1978 yılında 160. Dönem Asteğmen olarak yaptım. Askerle aram, her zaman, iyiden çok daha ileri bir seviyede olmuştur. Bugün bile askere gidecek bir asker adayı veya asker görsem; içimden boynuna sarılmak, ona: ‘’sağlıkla git sağlıkla gel aslan parçası’’ demek gelir içimden.
‘’Vatan Borcu’’ diyerek, askerlik görevlerinin ifası için davulla zurnayla yolladığımız tüm kınalı kuzularımızın, sağlık içinde birer aslan parçası asker olarak dönmelerini tüm kalbimle her zaman diledim, her zamanda dileyeceğim.
Kendi askerliğime tekrar dönecek olursam; dediğim gibi askerle her zaman aram iyi olmuştur. Neticede onlarda ASKERDİ, bende. Ben 18 ay yapacaktım, onlarda sanırım (o zamanlar) 20 (veya 24) ay. Yarın bir gün sivil hayatta o askerle karşılaştığımda; niye ona dostça sarılıp, eski günleri yad etmeyeyim, birlikte bir çay içmeyelim; değil mi? Onun için aslan parçası askerlerimiz, ASTEĞMENLER için: ‘’Asteğmenler olmazsa askerlik bitmez…’’ derler…
Gelelim Menemen Olayına:
Bu yazıyı, 23.Aralık.2019 tarihli Sözcü Gazetesi Yazarlarından değerli Tarihçimiz Sinan Meydan’dan faydalanarak yazdım. Yazar yazısına bir tespit yaparak başlıyor. Diyor ki; ‘’Geçmişte komplo teorileriyle açıklamaya çalıştıkları MENEMEN OLAYINI bu yıl okul kitaplarından da çıkardılar…’’
Sevgili dostlar; ben 55 doğumluyum. 2020 yılı olarak şaka maka yaş oldu 65. İlkokul’u Balat’ta Tarık Us İlkokulunda bitirdim. Yaşıyorsa kulakları çınlasın, unutamadığım ilkokul öğretmenim (Ahmet Bozkurt) tabiri caizse bizi emeklerken aldı, beş sene boyunca elimizden tuttu ve bize çok emek verdi. Anlayacağınız, üzerimdeki emeği asla unutulmaz. Bir başka deyişle bir bina inşa edildiğinde nasıl ki temelin sağlamlığı önemliyse bizim temelimiz ta o zamandan sağlam atılmıştı, sevgili öğretmenimiz sayesinde.
Biz ta o dönemlerde sadece Menemen Olayını değil, İstiklal Savaşının öncesini, nedenlerini, nasılını, sonrasını, Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin nimetlerini öğrenmeye çalıştık. Netice olarak; dönem itibarıyla –ki 60’lı yıllar- yaşanan olayların nedenlerini de bir başka akılla henüz 18 yaşında değilken irdelemeye veya anlamaya çalıştık. Elbet ki bunda sevgili Ahmet Öğretmenin çabası ve emeği inkar edilemez.
Bazen televizyonlarda veya sosyal medya denilen yapılan sokak röportajlarını izliyorum ve maalesef izledikçe içim acıyor. Spiker vatandaşa; ‘’Cumhuriyet ne zaman kuruldu?’’ diye basit bir soru soruyor, vatandaşın cevabıysa gerçekten trajikomik. Bunu gibi bir sürü sorular. Cevapların neredeyse tümü hüsran. En acısı da bu soruları gençlere yönetmeleri. Aralarında Menemen olayını sorana rastlamadım ama eminim ‘’Menemen olayı nedir?’’ diye sorsalar; cevabı:
‘’Sevgili ağabeycim, önce sahana tereyağını atacaksın, tereyağı bir güzel kızdığı anda üzerine iki tane yumurtayı kırıp bir güzel çırpacaksın, arada doğranmış domates, biber ve peynirleri de atacaksın. Sonrada ağabeycim; Çırp babam çırp. Çırp babam çırp. Kıvamını buldun mu; indir. Sofraya getirmeden,ocak üzerindeki sahandan şöyle dumanı üzerinde kocaman sıcak ve taze ekmek lokmasını o nimet yumurtanın suyuna sosuna bandıracaksın! Bandır, bandır! İyicene bandır! Korkak alıştırma! Ha; bu arada ağzını da boğaz köprüsü gibi açacaksın. Açtın mı? İyi. Şimdi son hamle olarak lokmayı hoppp! Doğru işkembene! İşte Menemen olayı budur ağabeycim, afiyet olsun…’’
Menemen yemeğini bende severim ama TARİHİ Menemen Olayını böylesine bir yemek tarifiyle anlamak ve anlatmak öncelikle eğitimizin ne hale geldiğinin maalesef en basitinden bir göstergesi değil midir?
eçmişimiz neden önemlidir bilir misiniz? Çünkü geçmiş bizimdir! İyisiyle, doğrusuyla, güzelliğiyle, çirkinliğiyle, doğrusuyla, yanlışıyla, hatta hatalarıyla bizim neredeyse ayrılmaz bir parçamızdır! Geçmiş, Bizi anlatır! Çünkü geçmiş bize yapılan her şeyi olduğu gibi gösterir. Yapılan kötü olayların nedenlerini öğrenip günümüzde o kötü olayları bir daha yapmamak ve yaşamamaktır. Bir çeşit derstir geçmişimiz her bakımdan. Geçmiş yarınımızın ışığı olmalı. Bunun içinde geçmişimizi öğrenmek ve faydalanmak yarınımızın için çok önemlidir. Ama gerçek GEÇMİŞ!!!
Konu başlığımız KORKUSUZLAR. Anlatacağım korkusuz ASTEĞMEN KUBİLAY.
Yıl 1930. Cumhuriyetimiz henüz yedi yaşında. Cumhuriyet kavramını hazmedemeyenler her zaman olduğu gibi o günde sahnedeydiler. Söz; değerli Tarihçi Yazar Sinan Meydan’da:
‘’23 Aralık 1930, Salı… Sabahın erken saatlerinde Giritli Derviş Mehmet ve beş arkadaşı, içtikleri esrarlı sigaraların etkisinde (dumanlı kafalarla) Menemen’e girdiler. Sabah namazında çarşıdaki Müftü Gazez Camisine daldılar. Başı sarıklı Derviş Mehmet;
‘’Ben Mehdiyim!! Dinimizi korumak için buraya geldim!! Beni dinleyin!!!’’ diye konuşmaya başladı.
Sonra tekbirlerle camiden çıktılar. Menemen halkını ‘’Şeriat Sancağı’’ altında toplanmaya çağırdılar. Camiden aldıkları yeşil sancağı Menemen Meydanına diktiler. Biriken kalabalığın bakışları arasında zikre başladılar. Derviş Mehmet, olay yerine gelen Yüzbaşı Fahri Bey’e:
‘’Ben Mehdiyim! Şeriat ilan ediyorum! İzmir-Bergama yolu silahlı adamlarım tarafından tutulmuştur!’’ diye meydan okudu.
Bunun üzerine 43. Alay Komutanı Yarbay Nihat Bey, Asteğmen Kubilay’ı olaylara müdahale etmesini istedi…………………………………………………………………………..’’ diye devam ediyor.
Sevgili Arkadaşlar,
Esas mesleği öğretmen olan pırıl pırıl bir genç Kubilay. Cumhuriyetin Fedakar Neferi. Öğretmen Kubilay vatan görevini ifa etmek üzere asker olmuş. O günün şartlarında Asteğmen olmuş ama senin gibi benim gibi biri. Ama idealist. Ama insancıl. Yani Vatansever. Ayrıca mesleğinden ötürü eğitmen. Askerlikte geçerli yasaysa; ‘’Emir demiri Keser!!’’ yasasıdır. Emir verilmiş. Ne yapacaktı? Cumhuriyetin Yılmaz bir bekçisi neyse; onu yapacaktı ve YAPTI. Bundan sonrası söz yine Sinan Meydan’da:
‘’Kubilay, silahlarında MANEVRA MERMİLERİ (sadece ses çıkaran bildiğim kadarıyla plastik mermi) bulunan bir takımla olay yerine geldi. Takımı meydanın köşesinde bırakarak TEK BAŞINA gözü dönmüş yobazlara doğru ilerledi. Kalabalığın arasında Derviş Mehmet’ in YAKASINA YAPIŞTI.
‘’Ne yapıyorsunuz? Siz kimsiniz? Hükümete isyan mı ediyorsunuz? Haydi DAĞILIN!!’’ diye bağırdı. İşte bu sırada ki itiş kakışta Kubilay vurulup yere düştü. Yaralı Kubilay biraz doğrulup birkaç adım ötedeki camiye sığınmak istedi. Sendeleyerek cami avlusuna kadar geldi.
ÇOK GEÇMEDEN DERVİŞ MEHMET CAN ÇEKİŞEN KUBİLAY’IN BAŞINA DİKİLDİ. ARKADAŞININ VERDİĞİ, BAĞ BAHÇE İŞLERİNDE KULLANILAN KIVRIK KÖR BİR BIÇAKLA KUBİLAY’IN BOĞAZINI KESTİ. ELİNDEKİ KESİK BAŞI BİRKAÇ KERE ORADAKİ ŞİMŞİR TAŞA VURDU. Sonra yeşil sancağa taktığı kesik başı meydana getirip oradaki bir elektrik direğine bağladı. Bu sırada iki bekçi (Bekçi Şevki ve Bekçi Hasan) eli kanlı yobazlara ateş açtı. Ancak onlarda oracıkta şehit edildi.
Bunu üzerine Yüzbaşı Ragıp bey ve Yüzbaşı Bahri Bey iki ayrı kuvvetle olay yerine geldi. Derviş Mehmet:
‘’Mehdi ölmez!! Bana kurşun işlemez!!’’ diye bağırıyordu. Başlayan ateş sonunda Derviş Mehmet ile beş arkadaşından ikisi öldü. vs…’’ diye devam ediyor değerli Tarihçimiz ve Yazarımız Sinan Meydan…
Buyurun bir korkusuzluk örneği daha.
Sevgili Gençler;
Siz ‘’Gençliğe Hitabeyi’’ okumaya devam edin ve Cumhuriyetimizin SİZLERE EMANET EDİLDİĞİNİ ASLA UNUTMAYIN…
Esen kalın sevgili dostlarım…
Pepo-Erdek-20 Ocak 2020

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Zeytinde Bu Hafta – KANUNSUZLUĞA ORTAK OLMAYIN!
Zeytinde Bu Hafta – KANUNSUZLUĞA ORTAK OLMAYIN!

Zeytinde Bu Hafta – KANUNSUZLUĞA ORTAK OLMAYIN! Tahir Özgür TANER Ziraat Mühendisi Tarım bakanlığı çiftçiyi korumak ve kontrol altında

GÖNÜL DOSTLARI – “POMPALILAR” TÜFEK Mİ, SİLAH MI?
GÖNÜL DOSTLARI – “POMPALILAR” TÜFEK Mİ, SİLAH MI?

GÖNÜL DOSTLARI – “POMPALILAR” TÜFEK Mİ, SİLAH MI? Fikret ÇAĞIN İNTERNETTEN POMPALI TÜFEK(!) SATIŞINA YASAK GELİYOR!. “Hükümet

Zeytinde Bu Hafta – ZEYTİNCİLİKTE YÜKSELEN MALİYETLERLE NASIL MÜCADELE EDİLİR? (SON)
Zeytinde Bu Hafta – ZEYTİNCİLİKTE YÜKSELEN MALİYETLERLE NASIL MÜCADELE EDİLİR? (SON)

Zeytinde Bu Hafta – ZEYTİNCİLİKTE YÜKSELEN MALİYETLERLE NASIL MÜCADELE EDİLİR? (SON) Tahir Özgür TANER Ziraat Mühendisi 9. Önemsiz kabul

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
reklam

KÖŞE YAZARLARI